Yazı Detayı
27 Şubat 2018 - Salı 15:55
 
Türkiye'yi Güneş Enerjisi Kurtaracak !!! Yazı Dizisi ( 1 )
Prof. Dr. Doğan AYDAL
dogan.aydal@gmail.com
 
 

TÜRKİYE’Yİ GÜNEŞ ENERJİSİ KURTARACAK

Ülkemizde kullandığımız enerji miktarı, gelişen sanayi ve artan nüfusa bağlı olarak her geçen yıl artmaktadır. Ülke yöneticileri de bu ihtiyacı karşılamak için çeşitli önlemler almakta ve Ülke imkânları ile enerji üretimi çeşitli tercihlerde bulunmaktadırlar. Yöneticiler, bir başka tercihi de enerji ithali şekil ve usulünde yapmaktadırlar.

Prof.Dr.Doğan AYDAL

Ülkemiz halen enerji üretiminde dışa bağımlı bir haldedir ve elektrik ürettiği kaynağın % 55’ini ithal etmektedir.(Şekil 1). Siyasi ilişkilerdeki en küçük bir değişiklik ülkeyi etkilemektedir. Bunun en çarpıcı örneği Rusya ile olan ilişkilerimizde geçen yıl yaşanmış ve ülke kaosa sürüklenmenin eşiğine gelmiştir. Doğalgaz Boru hatlarındaki durum ortadadır. Nabucco projesi önceden tahmin ettiğimiz gibi fiyasko ile sonuçlanmıştır. Kerkük-Yumurtalık boru hattı iflas etmiştir. İran Pars bölgesinden doğalgaz getirme projesi rafa kaldırılmıştır. Irak ‘dan( Chemcemal ve Khor-Mor bölgelerinden) Türkiye’ye getirilecek doğalgaz boru hattı projesi raflara kaldırılmıştır. Mısır’dan getirilecek ve Suriye üzerinden geçecek doğalgaz boru hattı hayallerde kalmıştır. Güney Akım projesinin, Samsun-İskenderun boru hattının ne olduğunu bilen veya takip eden var mıdır bilmem? Kıbrıs güneyinde belirlenen doğalgaz yatakları ayrı bir problem olarak karşımızda durmaktadır. İsrail doğalgazının Türkiye üzerinde Avrupa’ya nakli çok hassas dengeler üzerindedir. Problemler uzayıp gitmektedir.

Bu makalede tartışacaklarımız, Güneş, Nükleer ve Rüzgar enerjisi kullanarak elektrik üretim sistemleri üzerine olacaktır. Şu iki soruyu soracağız; Ülkemizde enerji üretimi için alınan kararlar ne derece doğrudur? Enerji ithalatındaki tercihlerimizin ve kararlarımızın riskleri nelerdir?

Bütün enerji üretim çeşitlerini her detayı ile anlatmanın ve tartışmanın bir dergi makalesi içinde kolay olmadığının da farkında olmalıyız. Makalenin bütünü içinde hissedilecek eksikliğin bu zorluktan dolayı olduğu bilinmelidir.

Söylenecek her şeyin, icra makamındaki ülke yöneticilerine farklı bir pencere açmak, bakış açısı sunmaktan ibaret olduğunun farkında olunmalıdır.

Şekil 1: 2017 sonu itibariyle kullandığımız elektrik enerjisinin kaynakları

Bu çalışmayı yaparken Dünyanın hangi enerji tercihlerine doğru yöneldiğini ve gerekçelerini de göz ardı etmeyeceğiz. Ancak yazının bütünü içinde bir anlatım ve tartışma sıralaması yapmanın, sizlere sunum sırası seçmenin zorluğu da gözler önündedir. Bu satırların yazıldığı sırada da bu problem sonuna kadar hissedilmektedir. Ben ülke yönetiminde karar noktasında olsaydım ne yapardım sorusunu kendime sorup, kendi enerji üretim tercihlerim ve kendime verdiğim cevaplar ile size sunacağım. Anlatım tekniğini de değiştirip, hangi enerji tipinin neden iyi bir seçim olmadığını anlatıp, sonuçta kendi tercihlerimizi sebepleriyle anlatmayacağım. Daha en başta tercihimi ve sebeplerini ortaya koyup, diğer enerji üretim tekniklerindeki sıkıntıları daha sonra ortaya koyacağım.

Ben Ülkemin enerji üretimi için bir tercih yapma konumunda ve yetkisinde olsaydım Güneş enerjisini tercih ederdim. Bu tercihi yaparken beni etkileyen Almanya Güneş enerjisi üretimi uygulamalarını öncelikle anlatmak istiyorum.

Almanya, Dünya’daki coğrafi konumu bizden çok daha kuzeyde olan bir ülkedir. Bu sebeple de Güneş enerjisini hem “Güneş enerjisi etkinliği” hem de “güneşlenme zamanı” olarak bizden daha az alan bir ülkedir (Şekil 2). Almanya geçtiğimiz yedi yıl içinde (2009-2017)Güneş enerjisinden elektrik üretim santrallerinin gücünü yaklaşık 43 000 MW’a çıkarmıştır. Tamamı Güneş santrallerinden oluşan bu kurulu güç, 2017 yılı sonunda Türkiye’nin sahip olduğu toplam kurulu güç olan 83 140 MW gücün yaklaşık % 52’ si kadardır.

Şekil 2: Almanya’nın Türkiye’ye göre konumu ve aldığı güneş enerjisi

Bir çarpıcı karşılaştırmayı da hidroelektrik santrallerimiz üzerinde vermek istiyorum. Türkiye Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yapımı 35 yıl süren bir süreçte, nehirlerimiz üzerine 22 baraj yapmıştır. Bu barajlardan 19 tanesinde elektrik üreten hidroelektrik santraller de vardır. Bu hidroelektrik santrallerin toplam üretim gücü 7490 MW’dır. Almanya ise 2010, 2011 ve 2012 yıllarında peşpeşe 7378 MW, 7485 MW ve 7604 MW olmak üzere bizim 35 sene vererek oluşturduğumuz kurulu gücün aynısını, hatta fazlasını her sene kurmuştur. Rakamlar bu kadar açık açık ortada iken bizim enerji üretimi tercihlerimizde sizce de bir yanlışlık yok mudur?

İsterseniz şimdi bir de Dünya’daki diğer ülkelere bir bakalım( Tablo 1 ve Tablo 2).

Tablo 1: Dünya’da kurulu Güneş santralleri, kapasiteleri ve ilk on ülke.

Tablo 2: Bölgelere göre solar enerji kullanımının dağılımı( Toplam santral gücü 227 GW)

 
 
 
Etiketler: Türkiye'yi, Güneş, Enerjisi, Kurtaracak, , , , !!!, , Yazı, Dizisi, (, 1, ), ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı