Yazı Detayı
20 Ocak 2020 - Pazartesi 15:55 Bu yazı 76 kez okundu
 
Enerji Merkezi Türkiye
Ramazan Tunç
ratunc44@hotmail.com>
 
 

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in katılımıyla gerçekleşen Türk Akımı projesinin açılması ile tekrardan enerji merkezi olmanın önemi gündeme taşındı.

 

Küresel dünya düzeninde bütün savaşlar, çatışmalar hep enerjiye sahip olma güdüsü ile devam etmekte ve bu çekişmelerde hep aynı aktörler başı çekmekteydi.

 

Peki neden bu kadar önemliydi enerji günümüzde ve enerji merkezi olmanın ne gibi avantajları vardı?

 

Enerji, üretim gücünü sağlarken, üretim, ekonominin gücünü sağlamlaştırır, güçlü ekonomi ise güçlü askeri yapıyı kurar. Bugün ABD’nin bu kadar güçlü olmasının altında katma değeri yüksek ürünler ihraç edebilmesi ve bununla güçlenen ekonomisini, askeri kaynaklara aktararak dünyanın süper gücü konumunda kalmasını sağlamaktadır. Bu üretim için gerekli enerjiyi ise Orta Doğu, Arap Yarımadası ve kendi topraklarından sağlamaktadır.

 

İşte bu noktada Türkiye yıllardır atamadığı ancak atması gereken adımları attı. Orta Doğu, Azerbaycan ve Rus enerji kaynaklarını kendi topraklarımızdan geçirerek ülkeyi önemli bir konuma taşırken, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarındaki araştırmaları ile beraber nükleer santraller ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla, enerji bağımsızlığını adım adım kazanmaya başladı.

 

Türkiye’den geçen enerji hatları;

Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı

Kerkük’ten çıkan ham petrol Ceyhan Deniz Terminaline taşınmaktadır. 1977’de ilk etap, 1987 yılında ise ikinci etabın açılmasıyla yıllık 70,9 milyon ton ham petrol taşınmaktadır.

 

Rusya-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı- Batı Hattı

Rusya’dan başlayan hat Ukrayna ve Bulgaristan’dan geçerek İstanbul, Bursa, Eskişehir’den Ankara’ya ulaşmaktadır. 1987’de Türkiye’ye ulaşan doğalgaz boru Hattı 1988’de son durağı olan Ankara’ya ulaşmıştır ve 14 Milyar m3 yılda gaz aktarımı sağlanmaktadır.

 

İran-Türkiye Doğu Anadolu Doğalgaz Ana İletim Hattı

Doğubayazıt’tan başlayıp Ankara’da sona eren doğalgaz hattı 2001 yılında faaliyete geçmiştir. Yılda 10 milyar m3 İran gazı bu hat ile ülkemize taşınmaktadır.

 

Bakü-Tiflis-Ceyhan Ana İhraç Ham Petrol Boru Hattı

Azerbaycan’dan çıkan petrol, Gürcistan’dan geçerek Ceyhan’a gelmektedir ve buradan tüm dünyaya ihraç edilmektedir.2006 yılından beri petrol taşınmaktadır.

 

Rusya-Türkiye Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı

Yıllık 16 milyar m3 doğalgaz aktarımı sağlayan bu hat Samsun’dan topraklarımıza ulaşıp, Ankara’da sonlanmaktadır. 2003 yılında açılan hat için 2005 yılında resmi açılış töreni düzenlenmiştir.

 

Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı

Yılda 6,6 milyar m3 Azerbaycan doğal gazının Türkiye’ye sevki 2007 yılında başlamıştır.

 

TANAP-Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji alanındaki en önemli projedir. Azerbaycan Şah Deniz-2 sahası ve ilave kaynaklar ile gerçekleştirilecek doğalgaz tedariği, Ardahan’dan başlayıp Edirne’de sona erecek hat bu noktadan Avrupa’ya TAP doğalgaz boru hattına bağlanarak aktarım sağlanacak. 2018’de açılan TANAP, Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının %12’sini karşılıyor. Yıllık kapasitesi 16 milyar m3 olan hattın, 10 milyar m3 Avrupa’ya, 6 milyar m3 ise Türkiye’de kullanılmaktadır.

 

Rusya-Türkiye-Avrupa Türk Akımı Projesi

Geçtiğimiz günlerde açılan hat Rus doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılmasını sağlayan ve 31,5 milyar m3 doğal gazın 15,75 milyar m3 aracısız doğrudan ülkemize ulaşmakta ve kullanılmakta olacaktır.

 

İşte bu hatlar sayesinde ekonomik olarak birçok avantaj elde etmenin yanı sıra, stratejik ortak olabilmenin avantajını da yaşamış oluyoruz. Şöyle ki, Rusya ile 3 büyük hat projesiyle karşılıklı ekonomik iş birliğimiz oluştu. Rusya için kendi doğal gazını satmanın yanı sıra, Avrupa’ya Ukrayna üstünden gaz göndermenin alternatifi olarak Türkiye’den gaz göndererek zorunluluklarını ortadan kaldırmış olmaktadır. Ülkemiz açısından ise he bu hatlara ortak olarak getirdiği ekonomik gelir, hem bu hatların topraklarımızda depolama ve sevki gerçekleşmesinden dolayı oluşan ekonomik canlılık hem de doğalgaz ve petrolü ucuza almak gibi avantajlara sahip olmaktayız.

 

Bunlarla birlikte bu kaynakların kendi ülke topraklarımızdan çıkmaması sebebiyle karşı ülkelerle olabilecek anlaşmazlıklarda yaşayacağımız enerji krizini de görmezden gelemeyiz. Bundan dolayıdır ki nükleer santral yapımları ve Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon zenginliklerini çıkarmak, ülkemizin elini güçlendirecek çok önemli hamlelerdir. Görüşmek üzere…

 
 
 
Etiketler: Enerji, Merkezi, Türkiye,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Arşiv
Modül 1


 

Haber Yazılımı