Yazı Detayı
17 Mart 2018 - Cumartesi 17:06
 
DİMYATA PİRİNCE GİDERKEN…
Mehmet Türel
 
 

Durup dururken kriz üretme konusunda uzmanlaşan pek değerli yönetimimiz dua etsin ki bu takım puan olarak rahat sayılabilecek bir durumda.

 

Yoksa o ‘pahalı’ maçta kaybedilen 3 puanın ağır faturası alırdı birkaç kelle!

 

Hakikaten ne trajikomik bir haftaydı öyle…

 

Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak herhalde böyle bir şey.

 

Birkaç kuruş fazla kazanayım kurnazlığıyla gelişigüzel alınmış bir karar nelere yol açacaktı az kalsın.

 

Eminim yönetim pişmanlığın en dibini yaşamakla birlikte, boyundan büyük işlere kalkışmanın doğurduğu olumsuz sonuçları görüp acı bir tecrübe edinmiştir.

 

Nasıl edinmesin ki, adamlar güya birkaç kuruş fazla kazanacaktı, o da biletler elde kalınca sağa dola beleş dağıtmakla kursaklarında kaldı.

 

Sahi o protokoldeki rezil tablo neydi öyle?

 

Duyan gelmiş!

 

E tabi o tablonun içindeki beleşçiler de haklı, adama ‘Sana nerden bilet vereyim?’ diye sormuşlar, o da en havalısından istemiş!

 

Ben hayatımda ilk kez stat boşken, protokolde kapasite üzeri maç izlendiğine şahit oldum.

 

Bu görüntüye temsilci de daha fazla dayanamamış olacak ki maçı başlatmadı zaten.

 

Neresinden bakarsan bak rezillik!

 

EROL HOCA GİTMEYİ KAFAYA KOYMUŞ!

 

Sene başında Ertuğrul Sağlam Malatya’dan kaçarcasına ayrılınca, önüne gelen  teknik adamlık fırsatıyla adeta başına talih kuşu konmuştu.

 

Nasıl konmasın, Başakşehir’de Abdullah Avcı’nın yanında geri planda bir antrenörken bir anda önemli bir camiadan teklif alıyorsun.

 

Açıkçası ben de dahil olmak üzere camianın yüzde 90’ı Erol Bulut’un başarılı olacağına pek ihtimal vermedi.

 

Nasıl verelim,  adam daha 1.ligde tek başına takım çalıştırmamış, bir anda Süper Lig’de, hem de yeni çıkmış bir takımın başına getiriliyor.

 

İşte bu düşünceler arasında geldiği Yeni Malatyaspor’da oynattığı ‘kompakt’ futbolla tekeden süt sağdı adeta Erol Hoca.

Tekede süt olur mu hiç demeyin.

 

Geçen sene 1.ligde yedek oynatılan Murat Yıldırım, Ertaç Özbir, Pereiara başta olmak üzere, ‘Bu adamlardan olmaz’ denilen Azubuike ve Sadık’ı Süper Lig’de oynatıp verim almak, tekeden süt sağmayla aynı zorlukta bana göre.

 

Şimdi bunları niye yazdım sadede geleyim…

 

Erol Hoca’nın aklını kim karıştırmışsa, son birkaç haftadır ‘Sezon sonu gidebilirim’ mealine gelebilecek hal, davranış ve açıklamalar koyuyor ortaya.

 

Nasıl bu kararı almış, alırken ne düşünmüş bilmiyorum ama her şeyiyle kariyerini etkileyecek yanlışlıkta bir karar!

 

Ben de geçenlerde ‘Rüşdünü ispatladı’ diye yazdım, lakin orada kendini kabullendirme ve ‘artık ben de varım’ anlamında kullandım o cümleyi.

 

Yoksa öyle kolay mı büyük denizlere açılmak?

 

Hele de Türkiye’de!

 

Erol Hoca’ya naçizane bir kardeş tavsiyesi: Hocam sen bu camiaya borçlusun.

 

Evet borçlusun çünkü ‘Erol Bulut’ iken, ‘Teknik Direktör Erol Bulut’ olmanda Malatya sana önemli bir fırsat sundu.

 

Tamam bu sene ligde kalmamızda (Büyük ihtimalle kaldık) katkın çok ama sen esas katkıyı gelecek sezon vereceksin bu takıma.

 

‘Avrupa kupası’ hedefi koyan bir Anadolu takımında kalıp bu hedefe katkı sunmak mı, yoksa Bursa ya da Trabzon’dan gelen ‘garantisi olmayan’ teklife ‘evet’ demek mi?

http://www.busabahmalatya.com/dimyata-pirince-giderken-makale,3072.html

 
 
 
Etiketler: DİMYATA, PİRİNCE, GİDERKEN…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı